Ana Sayfa Haberler 2 Mayıs 2019 222 Görüntüleme

Mustafakemalpaşa, İstanbul Seçimlerine Örnek Gösterildi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, "Mustafakemalpaşa Seçimleriyle, İstanbul seçimleri aynı değil" dedi.

31 Mart Yerel Seçimlerinden sonra İstanbul tartışmaları bitmek bilmiyor. YSK ya yapılan itirazlarda Mustafakemalpaşa örnek gösterilip, sürecin aynı olduğu ve YSK nın Mustafakemalpaşa’daki itirazı red etme gerekçesinin, İstanbuldaki itirazlar içinde geçerli olduğu iddiasına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında cevap verdi.
Yavuz’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

İstanbul’da kesinlikle bir şeyler oldu. Neden bunu söylüyorum? 29 bin oy 13 bine indiyse ki, şimdi kısıtlı, cezaevinde bulunanların oy kullandığını da gördük. farkın azaldığını söylüyor. İstanbul’da bir şey olmadığını hiç kimsenin iddia etmesi mümkün değildir. CHP lehine bir şeyler olduğunu ifade edebiliriz. Usulsüzlükleri CHP koordine etti demedik. Ama birileri yaptı, bu CHP’nin işine yarasın diye yapıldı dedik. Ve CHP’ye de hep seslendik. Sesinizi çıkartmazsanız, sesinizi çıkarmamanız bir yana; örtmeye çalışırsanız bu gelecekte sizi de vurur. Bu doğru değil. Türkiye’nin ikinci partisine bu yakışmaz, gelin bu süreci arındıralım diye seslendik.

‘YSK kararını beklemeye geçeceğiz’

Bütün bunları anlatırken de dedik ki, bir şeyler oldu doğru ve bu bir şeyler sandık başında oldu. Sandık başı organizasyonuyla oldu dedik.

Benim size açıklayacağım bir takım bilgiler ve belgeler var bugün. Ondan sonra da biz süreci kapatacağız ve YSK kararını beklemeye geçeceğiz.

İki yıl öncesinden başlayarak, tam bir organizasyon içerisinde sandık başında hile yapmaya dönük bir takım iş ve işlemlerin olduğunu görüyoruz. Bakınız, YSK’nın bir kararı var. 1999 yılında verdiği karar şöyle. Seçim hizmetlerinin sağlıklı yürütülebilmesi için sandık kurulu başkan ve üyelerinin tarafsız kişilerden oluşması gerekmektedir. İleride partilerce yapılacak itirazlar üzerine, bu bölgelerdeki seçimlerin iptaline sebebine sebebiyet vereceğinden… diye karar veriyor. Biz ne diyoruz? Sandığın başında gerçekten çok ağır kusurlar var, hatta kasıtlar var dedik.

Bir tane ilçe seçim kurulu başkanı kararı var elimde. Bankalara yazı yazıyor. Diyor ki, ben her birinizden sandık başına, sandık kurulu üyesi olarak kişi alabilirim diyor. Bunu 19,01,2019’da diyor. Peki böyle bir madde var mı? Yok. Bu madde 2017’de mülga edilmiş, yok. Peki bu madde olsaydı bu anlama mı geliyordu? Yok, o da yok. O zaman sormak gerekir, ilçe seçim kurulu başkanları yasa yapma yetkisine sahip midir?

Sandık başkanlarının tarafsız olmadıklarını ortaya koyan tek belge bu mu? Değil elbette. Bakınız ihraç edilenler çokça var bu listelerde. Ben bunları tek tek okumak istemiyorum. Yine bir kısmı insanlar diyor ki, “bankadan alınmış ne olacak diyor. Hesap kitap yapmayı çok iyi bilirler” İş Bankası’ndan bolca alınmış, CHP’nin hissesi var değil mi? Yapı Kredi, Denizbank’tan bolca alınmış. İş Bankası açıklama yapıyor, ‘biz vermedik, istediler” Biz siz verdiniz demedik ki, sizi itham eden olmadı ki? Ses sizden niye çıkıyor.

‘Siyasi parti üyeleri sandık başkanı olmuş’

Şundan bahsetmek istiyorum. CHP keşke böyle davranmasaydı, gerçekten biz CHP’den daha farklı bir yaklaşım bekliyoruz. Bu gelecekte kendisini de vurabilir. Bu gelecekte başka şaibeleri, şüpheleri ortaya çıkarılabilir. Kanun bir kez dümdüz edildikten sonra ve bunun gereği yapılmadıktan sonra başkaları da feyz alabilir. Birileri suç işlemiş. Ya kendileri, ya birileri ya da müşterek suç işleme var burada. YSK kararlarını tamamen yok sayma var burada. Baştan beri ne söylediysek hepsi bir bir çıkıyor. Biz inanarak söyledik.

“Bundan daha büyük bir kanunsuzluk, seçim yolsuzluğu olabilir mi?”

CHP’nin saygıdeğer sözcüleri kamuoyunu etkilemeye ve olan yanlışlığın üzerini örtmeye yönelik açıklamalar yapmaktadır. 2-3 bin gibi bir rakamdan bahsediyor. Ancak, sayım döküm cetvelleri boş YSK’da. Biz diyoruz ki kanunun tamamen dışına çıkıldı, bize kapalı olan bir alanda bunlar gerçekleşti. Bundan daha büyük bir kanunsuzluk, seçim yolsuzluğu olabilir mi?

YSK’nın daha önceki seçimlerde verdiği kararlar net. Mustafakemalpaşa’da olan bunun aynısı değildir. YSK’nın ifade ettiğini anlıyoruz. Ortaya çıkmış haliyle sandık kurulları ilan edildiği kararıyla onun süresi geçti. Listelerin partilere verilmesi gibi bir şey söz konusu değil.

2014’te Mansur Yavaş’a ileri sürülen olağanüstü itiraz nedenlerine bir baktım. CHP’nin ileri sürdüğü gerekçeleri inceledim. Bir tane somut hadiseden bahsedilmiyor. Geçersiz oy sayısı çok daha az. Fark daha fazla. Sandık başkanlarına ilişkin bu manzara hiç ortaya çıkmamıştı. Sayım döküm cetvelleri bugüne kadar hiç boş girmedi.

Şaşırmadık, biz de bir ekip kurarak suç duyurusunda bulunmak için çalışıyoruz. Bu münferit bir olay değil, sehven bir hata değildir. Bu sehven olmasının çok ötesine geçmiştir. Çok daha farklı suç duyuruları olabileceğini şimdiden iletebiliriz.

İlçelere ilişkin itiraz Maltepe ve Büyükçekmece’ye yönelik itiraz var. İlçelerde kesinlikle yoktur demem mümkün değildir. Ama ağırlıklı olarak yönelen büyükşehir seçimidir. YSK karar verecek. Bütün bu işler belli bir takvime bağlıdır. Buradan aldığımız dersle YSK’nın kamu görevlisi dışında sandık başına görevli atama işini netleştirmelidir. YSK ve seçim kurulları bugünden ibret alarak bundan sonraki süreçlerde benzer hadiseler olmaması için elimizden geleni yapmalıyız.

Seçim yenilenirse adaylar aynı olacak

Yeniden seçim olursa adaylar aynı olacak, seçmen aynı olacak. Sandığın başındaki şey aynı. Yasa çerçeveyi çizmiş. Bunun dışına çıkıldığı için sandık kurulları değişmelidir.

Yorumlar