Ana Sayfa Haberler 11 Eylül 2020 11:33

Mustafakemalpaşalı Araştırmacı, Almanyanın Covid 19 Mücadelesini Anlattı

Almanyada Araştırma Görevlisi Hemşehrimiz Rahman Demirkol,  Almanya’da ve Türkiye’de Covid19 la Mücadele de neler yapıldığını kendi kaleminden anlattı.

Rahman Demirkol Kimdir?

 

Doğancı Mahallesi- Mustafakemalpaşa doğumlu olan Rahman Demirkol lisans ve yüksek lisans eğitimini yurtdışında tamamladıktan sonra şu an akademik çalışmalarına Almanya’nın Münih şehrindeki Neuro-Psychiatrisches Zentrum Riem (NPZR) adındaki bir sağlık merkezinde çeşitli araştırmalar yaparak devam etmektedir. Özellikle göçmenlere kendi dillerinde tedavi imkanı sunan bu merkezde şu an göçmenlerin ayrımcılık algısı, Türk göçmenlerin Korona salgınındaki ruhsal durumları gibi farklı araştırmalar üzerine çalışmalar devam etmektedir. Bununla birlikte Rahman Demirkol CoronaNet Project için halen Türkiye hakkında veriler paylaşmakta ve Türk hükümetinin salgın sürecindeki kriz yönetimine dair aldığı kararlarla alakalı bir de rapor yazmıştır (https://www.coronanet-project.org/data/reports/finished/20200521_Turkey.html)

COVID-19: Salgın Süreci Almanya ve Türkiye’de Nasıl İlerliyor?

 

Tarih boyunca bulaşıcı hastalıklar tüm  insanlığı derinden etkileyen problemlerden biri olmuş ve bizlere aslında ne kadar savunmasız ve çaresiz kalabileceğimizi göstermiştir. Toplumda yaygın olarak koronavirüs olarak bilinen COVID-19  (SARS-CoV-2), bulaşıcı bir salgın türünün son örneği olarak dünyada uzun süredir benzeri görülmemiş sağlık krizlerine neden olmaya ve küresel çapta hem güvenlik hem de ekonomik krizler meydana getirmeye devam ederken, ayrıca korku, depresyon ve anksiyete gibi çeşitli psikolojik sorunları da tetiklemektedir.

Türkiye, ülkedeki ilk koronavirüs vakalarının tespit edilmesinin ardından hızlı ve etkili tedbirler almıştır. Örneğin, şubat ayı başlarında Türkiye, Çin’den uçuşları ilk iptal eden ülkeler arasında yer alıp, Mart ayı ortasında sosyal mesafe önlemlerini arttırmıştır. Bununla birlikte şehirlerarası seyahat kısıtlamalarının getirilmesi, 65 yaş üstü ve 20 yaş altı gençlere yaşa bağlı sokağa çıkma yasaklarının ilan edilmesi, hafta sonu karantinalarının uygulanması gibi  kararların alınması, Türk yetkililerin pandeminin ilk başladığı günlerde verdiği etkili mücadeleye örnek verilebilir[i]. Türkiye ayrıca toplam vaka sayısı yüksek olmasına rağmen, korona kaynaklı ölüm sayısı az olan nadir ülkerlerden biridir [ii].  Türkiye’nin birçok ülkeden daha fazla yoğun bakım ünitesi (YBÜ) yatağına sahip olması ve ayrıca son on yılda sağlık harcamalarına önemli ölçüde yapılan yatırımlar ülkedeki pandemi kaynaklı ölümlerin az olmasının en önemli nedenlerinden bazıları olarak gösterilebilir[iii].

Almanya’da alınan birçok karar eyaletlere göre farklılık gösterse bile Mart ve Nisan aylarında günlük koronavirüs vakalarının en yüksek olduğu dönemlerde tüm eyaletleri kapsayacak şekilde toplu taşıma ve kapalı yerlerde maske takma zorunluluğu getirilmiş, birçok okul eğitime ara vermiş ve aynı evde yaşamayan ya da iş nedeniyle bir arada bulunmayan ikiden fazla kişinin açık havada bir araya gelmesi yasaklanmıştır. Almanya’da Türkiye gibi toplam korona vaka sayısı yüksek olmasına rağmen, Avrupa’da ölüm oranı az olan ülkeler arasındadır[iv]. Bu fark tıpkı Türkiye gibi buradaki hastanelerin de fazla sayıda yoğun bakım ünitesi (YBÜ) yatağına ve uzun yıllar boyunca ülkede devamlılığı olan sağlık alanında modernleşme çalışmaları ile açıklanabilir.

 

 

Ülke Toplam Vaka Sayısı Toplam Ölüm Sayısı
İspanya 543,379 29,628
Fransa 344,101 30,794
Türkiye 284,943 6,837
İtalya 281,583 35,577
Almanya 256,835 9,412
Belçika 89,691 9,917
Hollanda 78,511 6,249

 

 

 

 

 

 

Kaynak: https://www.worldometers.info/coronavirus/ ( 10.09.2020)

 

Her iki ülkede hem hükümetlerin aldığı kararlar neticesinde hem de halkın özverili bir şekilde bu tedbirlere uyması sonucunda, Temmuz ayı ortalarında Almanya’da günlük vaka sayısı 300 lere, Türkiye’de de 900lü sayılara gerilemiştir. Fakat yaz döneminde birçok kısıtlamanın kaldırılmasının ve insanların ilk baştaki gibi yasaklara uymamasının sonucunda salgının bulaşma kat sayısı yine 1,20’nin üzerine çıkmıştır.

Türkiye’de yaz döneminde artan düğün, mevlüt gibi etkinliklere kısıtlı da olsa izin verilmesinin ve bazı insanların kendi tedbirlerini almamasının sonucu vakalar tekrar iki katına çıkmıştır. Yaz döneminde ülke çapında artan turizm ve seyahatin de vakaların artmasında önemli etkisi olmuştur.

Almanya’da yine  aynı şekilde son günlerdeki vaka sayılarındaki artışın ve yetkililerin ikinci dalga uyarılarında bulunmasının nedeni sadece toplu olarak yaşanılan yerlerde tespit edilen vakalardan değil yaz tatili sebebiyle ülkenin çeşitli yerlerine, yurtdışına seyahat edilmesinden ve son zamanlarda sayıları gittikçe artan açık hava partilerinden de kaynaklanmaktadır. Salgının ilk ortaya çıktığı zamanlarda sosyal mesafe kurallarına dikkat eden kişi sayısının artık kapalı mekanlarda, toplu ulaşım araçlarında, tedavi ve eğlence merkezlerinde bu kurallara yeterince özen göstermedikleri görülmektedir. Uyarıların ve kısıtlamaların halka ilk açıklanmaya başlandığı Mart aylarında büyük bir özveriyle kurallara uyan Alman halkının özellikle havaların ısınmasıyla ilk zamanlardaki dikkatin azaldığını ve insanların artık daha rahat davrandığını görülmektedir.

Gelinen son noktada Almanya’da da ülke çapında bir maske takma zorunluluğu uygulanması gündeme gelmiştir.

Okulların Salgın Gölgesinde Tekrar Açılma Kararı

Almanya’da COVID-19 dolayısıyla Mart ayında kapatılan okullar ikinci dalga endişesi içerisinde Baden-Württemberg eyaleti haric tüm ülke çapında açıldı. Okul binalarında  zorunlu maske mecburiyetini dışında, öğrenciler için farklı ders saatlerinin ayarlanması, farklı gruplardaki öğrenciler için ayrı teneffüs alanları, kantinlerde ayrı bölümler belirlenmesi alınan kararlar arasındadır.

Türkiye’de yeni eğitim yılının 31 Ağustos itibariyle en azından online olarak başlaması sevindirici bir haber fakat okullarda eğitimin yüz yüze başlaması için sorumluluk sadece karar alıcı makamlara değil toplumun geri kalanına da düşmektedir. Okulların tekrar açılması için sınıfların sosyal mesafeye göre ayarlaması, maske kullanımı ve temizlik gibi hususlara önem verilmesi gerekmektedir. Bunlardan daha önemlisi online eğitim sürecinin başladığı 31 Ağustos itibariyle yüz yüze eğitimin planlandığı 21 Eylül’e kadar geçen süreçte günlük vaka sayıları ve yapılan hazırlıklar göz önüne alınarak kararın ertelemesi ya da kademeli olarak yüz yüze eğitime geçilmesi daha iyi olacaktır.

 

Kaynaklar:

[i] Arwa Damon ve Gul Tuysuz, Nisan 17 2020, CNN, https://edition.cnn.com/2020/04/17/europe/turkey-coronavirus-lockdown-response-intl/index.html

 

[ii] Ozmen Mustafa,2008, HealthManagement.org https://healthmanagement.org/c/imaging/issuearticle/overview-of-the-healthcare-system-in-turkey

 

[iii] Ediboğlu Ö, Moçin ÖY, Özyılmaz  E, et al. Current Statement of Intensive Care Units in Turkey: Data obtained from 67 Centers. Turkish Thoracic Journal. 2018 Oct;19(4):209-215.

 

[iv] https://www.worldometers.info/coronavirus/

Yorumlar