Mustafakemalpaşa Haberin doğru adresi, Mustafakemalpaşa İlçesi gündem, haberler, ekonomi, eğitim, sağlık, spor ve Mustafakemalpaşa Radyoları
DOLAR
7,9014
EURO
9,4142
ALTIN
461,04
BIST
1.333
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Parçalı Bulutlu
15°C
Bursa
15°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
16°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Pazar Çok Bulutlu
18°C
Pazartesi Çok Bulutlu
18°C

Gizli gündemimiz olsaydı millete gitmezdik

Anayasa görüşmelerinde uzlaşma istemeyen tarafın muhalefet partileri olduğunu dile getiren Milletvekili Kızılcıklı, CHP, MHP ve BDP’nin milletten kaçtığını ifade etti. Kara propaganda yapıldığını savundu.

Gizli gündemimiz olsaydı millete gitmezdik
06.09.2010
0
A+
A-

Gizli gündemimiz olsaydı millete gitmezdik
AKP Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı, Anayasa Değişiklik Paketi’ne ilişkin muhalefetin ‘uzlaşma yok’ eleştirisine karşı çıktı.

2007 yılında Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurmak için harekete geçerek mecliste temsilcisi bulunan siyasi partilere üye göndermeleri konusunda çağrıda bulunduklarını hatırlatan Milletvekili Kızılcıklı, AKP, MHP ve BDP’nin eşit üye gönderdiğini fakat CHP’nin üye vermemesi neticesinde Uzlaşma Komisyonu’nun kurulmasının engellendiğini dile getirdi.

AKP Milletvekili; “ Komisyonun kurulması halinde TBMM’deki partiler 2’şer üye ile temsil edilecekti. İktidar partisinden 2, muhalefet partilerinden 6 milletvekili komisyonda yer alacaktı” diye konuştu.

Mustafakemalpaşa’yı ziyaret eden AKP Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı, Belediye’nin düzenlediği iftar yemeğinin ardından Öğretmen evi’nde gerçekleştirilen toplantıda konuştu.
Sivil toplum ve meslek odalarının temsilcileri ile AKP Teşkilatı yetkililerinin katıldığı toplantıda, 12 Eylül’de yapılacak Anayasa Değişiklik Referandumu’nu gündeme alan Milletvekili Kızılcıklı, dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

‘Kimin milletten kaçtığı ortada’

CHP’nin üye vermemesi ile 2007 yılında oluşturulması düşünülen Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun kurulamadığını söyleyen, daha sonra da uzmanların ve geçmişte hazırlanılan taslakların da içinde bulunduğu bir çalışma yaptıklarını ifade eden Milletvekili Kızılcıklı şöyle konuştu; “

Komisyonun kurulamaması toptan bir anayasal değişikliği ortadan kaldırdı. 2008’deki kapatma davası ve 2009 yılındaki ekonomik kriz sebebiyle de bu çalışmaları beklemeye aldık.

Bu sorunlar bitince, hazırladığımız kısmi Anayasa Değişiklik Paketi’ni siyasi partilere sunduk. Muhalefetin tüm olumsuz tutumları karşısında taslağı tartışmaya açtık ve engellemelere rağmen meclisten geçirdik.

Daha sonra ‘ iktidarın gizli gündemi var’ denildi.

Gizli düşünceleri olan, karanlık odaklarla görüşme yapan bir parti 35-40 milyonun önüne bu değişikliği getirir mi? Siyasi partilere sunduğumuz, mecliste görüştüğümüz, televizyonlarda açıkladığımız bu paketin içeriğinde gizli gündemimiz olsa millete gitmeyiz.

Bazı siyasi partilerin ‘sandık milletin önüne gelmesin’ diye yaptıkları çalışmaları biliyoruz Anayasa Mahkemesi’ne ‘referandum olmasın ’ diye gidenleri de milletimiz biliyor.

‘Ben şeffafım’ diyenler milletten kaçıyor. Her şey açık seçik ortadır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mitinglerde vatandaştan ‘hayır’ oyu istiyor. Acaba kendisi bu değişiklikler mecliste görüşülürken ‘hayır’ oyu vermiş mi? Oy dahi kullanamamışlardır. ”

Anayasa Değişiklik Paketi’nin en önemli iki maddesi olan Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın yapısına ilişkin değişikliklere açıklık getiren AKP Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı, söz konusu maddelerin muhalefet partileri tarafından ‘ yargı ele geçirilmek isteniyor’ sözleriyle değerlendirilmesini
Milletvekili Kızılcıklı önceki dönemlere yargı tarafından verilmiş bazı kararları örnek göstererek şu ifadelerde bulundu;

“ Danıştay geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanlığı’nın aldığı 300 tane hakimin atamasını iptal etti. Sebep olarak ta mülakatta kamera çekimi olması ve yapılacak itirazlarda da bu görüntülerin baz almak istenmesi gösterildi. Diyelim ki Adalet Bakanlığı eksik yaptı.

Peki 90’lı yılların ortalarında birisi çıkıp ‘ Bakanlığa tabi ki kendi yandaşım olanları alırım, ülkücüleri mi alsaydım?’ dediğinde ihtilaf ettiğinde, mülakatta kamera mı vardı yoksa kamera mı daha icat edilmemişti?

Ortada bu kadar büyük bir ihtilaf varken neden alımları iptal etmediniz. Bu yolla tam 3 bin kişi alım yapılmıştır. Aynı metotla alım yapan bir Adalet Bakanlığı’na ‘ alım yapabilirsin’, diğerine ise ‘yapamazsın’ denildi. Aynı şey katsayı kararında da yaşandı.

Bir kararda ‘ ben karışmam’ diğerinde ise‘ katsayıyı kaldıramazsın’ denildi. Cumhurbaşkanlığı seçiminde de benzer kararlara şahit olduk. Bunları çoğaltmak mümkün. Burada yargının bir çelişkisi var. Aynı konuda farklı meclislerin, kişilerin, kurumların aldığı kararların bazılarına ‘tamam’ bazılarına ise ‘olmaz’ deniliyor.

Darbe zihniyeti sistemi böyledir.

Bu sistemin mantığı meclisi, siyasetçileri kötülemektir. Meclisin elini kolunu bağlayan, siyasetçilere dar alanda kararlar verdiren ve bunda da kendi ideolojisini dayatan bir sistem. Milletimiz de parlamento aracıcığı ile isteklerini iletiliyor. Siyasi parti de bu istekleri yerine getirmek, sorunları çözmek için adım atıyor fakat karşısına darbe sistemi çıkıyor, ‘sen bu işi yapamazsın’ deniliyor.’

12 Eylül 1980’den, 6 Kasım 1983’e kadar darbeciler tarafından 800 tane yasa çıkarılmıştır. Bu yasaların yargı yoluna gitmesinin önü kapatılmıştır.Kendileri dahi bu sisteme güvenmemişler, geçici 15. maddeyle kendilerine yargı yolunu kapatmışlardır.

Hiç birinin hesabını vermemişlerdir. Tarafsız yargı kurduğunu söyleyenler yargıdan kaçmıştır. Bu sistem de meclisin üzerinde bir denetim mekanizması oluşturmak için kuruldu. Hangi iktidar olursa olsun ya darbe zihniyetine teslim olacak, yada millete çalışacak.

Biz bu zihniyete teslim olmamayı göze aldık. Atatürk bile 30’lu yıllarda İtalya’daki faşizm komitesine benzer bir cumhuriyet komitesi kurulmasının önerisini
‘milletin üzerinde başka bir güç olamaz’ diyerek böyle bir yapıyı kabul etmemiştir. Fakat bundan sonraki darbe dönemlerinde Cumhuriyet Senatosu ve Anayasa Mahkemesi, milletin üzerinde denetim yapılabilmesi için kurulmuştur.”

Danıştay, Yüksek Seçim Kurulu, Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın yargı sistemi içerindeki kararlarının kesin olması ve yargı yolu açılamaması sebebiyle hukukun çözümsüzlüğe itildiğini belirten AKP Bursa Milletvekili Sedat Kızılıcıklı konuşmasında; “ Bir çok ülkede bu gibi kurumlar var. Fakat Almanya, Avusturya, İngiltere gibi ülkelerde yok. İngiltere’de HSYK yapılanması bulunmuyor. Üyeleri parlamento veya hükümet atıyor. Yargıyı da ele geçirmiş olmuyorlar. Biz ‘HSYK üyelerinin hiçbirisini parlamentodan seçmiyoruz’ diyeceğiz ama yargıyı ele geçirmekle suçlanıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’deki yargı sistemine çok sert eleştiriler getiren Kızılcıklı şöyle konuştu; “ Bir hakimin yılda karara bağladığı yüz dosyadan en az kırkı Yargıtay’a gitmezse o hakim başarılı sayılmıyor. O hakim, kararlarını Yargıtay ile uyumlu hale getirmezse terfi yok. Esas yargılamayı yapan hakimler Yargıtay’ın baskısı altında.

HSYK’nın bu sistem içerisindeki görevi belli bir ideolojik yapılanma içerisindeki insanları yukarı çekmek, diğerlerini elemek. HSYK’nın mikro bir Milli Güvenlik Kurulu gibi çalıştığı ortaya çıkıyor. HSYK, Danıştay ve Yargıtay üyelerini, Danıştay ve Yargıtay’da HSYK üyelerini seçiyor. Alt kademe de kimsenin söz hakkı yok. 11 bin hakimi üsttekiler istedikleri gibi kontrol ediyor. Onları memnun edersen terfi edersin, milleti memnun edersen aşağıda kalırsın. Danıştay yürütmeyi, YSK kimin milletvekili olup, olmayacağına karar veriyor.

Anayasa Mahkemesi parlamentoyu denetliyor. HSYK’da bu yapıyı oluşturacak şekilde biçimlensin isteniyor. Biz de diyoruz ki üye sayısı 17’ye çıksın. Danıştay ve Yargıtay 3 +2 üyeyi yine versin, bunlarda da Cumhurbaşkanı ve alt kademedeki yargı üyeleri de söz sahibi olsunlar. Parlamento da 3 üye seçsin. Bize ‘yargıyı ele geçiriyorsunuz’ diyorlar.”

Anayasa Mahkemesi’nde de aynı sorunların yaşandığını belirten AKP Milletvekili; “ Yargıyı ele geçirseydik Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresini 25 yıldan 12 yıla düşürmezdik. Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından atanan üyelerin hakları dahi korunuyor. Cumhurbaşkanı Gül atadığı zaman ‘ yargı ele geçiriliyor’, onlar atadığı zaman ‘yargı bağımsızlaşıyor.’

Hükümetin aldığı bütün kararlara yargı yolu açıktır. Yüce Divan’dan kimsenin kaçtığı yok. Hukukun siyasi ve ideolojik çizgiden ayrılması için çalıyoruz.

Anayasa Değişiklik Paketi’nin darbe dönemi izlerinin ortadan kaldırılarak, milletin egemen olduğu bir sisteme geçilmesi için hazırladıklarının altını çizen AKP Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı, tüm vatandaşlara değişiklikleri anlatacaklarını ve destek isteyeceklerini sözlerine ekledi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Mesaj Gönder
1
Nasıl Yardımcı olabiliriz?
Merhaba İyi günler, WhatsApp mesajlarınız için Mesaj Gönder butonuna tıklayınız.