mustafakemalpaşa hava durumumustafakemalpaşa nöbetçi eczanemustafakemalpaşa devlet hastanesimustafakemalpaşa belediyesisuuçtu şelalesitümbüldekmustafakemalpaşa tatlısı
DOLAR
48,9650
EURO
55,8740
ALTIN
6.731,55
BIST
12.886,54
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa
Az Bulutlu
22°C
Bursa
22°C
Az Bulutlu
Cumartesi Çok Bulutlu
25°C
Pazar Hafif Yağmurlu
23°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
19°C
Salı Yağmurlu
17°C

UĞUR MUMCU ANILDI

24 Ocak 1993 tarihinde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci yazar Uğur Mumcu, ölümünün 18.yılında ülke genelinde olduğu gibi Mustafakemalpaşa’da da saygı ve özlemle anıldı.

UĞUR MUMCU ANILDI
Yavuz Süt Mamülleri Mustafakemalpaşa

Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürkçü Düşünce Derneği, Eğitim İş, Eğitim Sen Dernekleri’nin ortaklaşa düzenlediği Uğur Mumcu’yu anma törenine, CHP İlçe Başkanı Gürkan Esen, yönetim kurulu üyeleri, partililer, sivil toplum örgütleri, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ş.Vahit Girgin, emekli öğretmenler ve vatandaşlar katıldı.

Tören dün saat 12.45’te Cumhurluk Alanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

ADD İlçe Başkanı Savaş Yarıcı, günün anlam ve önemini belirten konuşmasında şunları söyledi:

‘Ben Uğur Mumcu’yum’

Değerli Dostlar,

Bundan tam 18 yıl önce bugün, karlı bir Ankara sabahı Uğur Mumcu’yu hain bir saldırı sonucu yitirdik.
Cumhuriyetin, Atatürk ilke ve devrimlerinin ödünsüz savunucusu Uğur Mumcu, daha seksenli yıllarda çeteleri, siyaset-tarikat- ticaret ilişkilerini, aydınlatılmayan cinayetleri, terörle kaçakçılık arasındaki bağı, dinselliğe ya da ırkçılığa ödün veren siyasal iktidarların iç yüzünü gözler önüne sererken; demokrat, laik, cumhuriyetçi, tam bağımsızlıktan, tüm hak ve özgürlükten yana beş bini aşkın yazı yazmış, diziler hazırlamış, söyleşiler yapmıştı.

Tüm yazıları, araştırmacılığı yaşama biçimine dönüştürmüş bir gazetecinin beslenme kaynaklarını iyi bilen bir aydının duyarlığını yansıtıyordu. Yazılarında düşüncesini şu sözlerle anlatmıştı: “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz.” Yazı ve kitapları, benimsediği bu ilkenin tanıklarıydı.

Uğur Mumcu, doğru bildiği yolda, her türlü tehdide rağmen yürüdü. Bu düzeni, haksızlıkları, sömürüleri, adaletsizlikleri kimseden korkmadan, çekinmeden, tek tek sergilemeye başladı. Basına, gazetecilik mesleğine saldırıların amacını seziyordu. Fakat yine de görevine bütün gücüyle devam etti. Ülke sorunlarının hiçbir düşünce yasağı olmadan tartışılmasını istiyordu.

4 Şubat 1981 tarihli yazısında şunları söylüyordu:
“İsterler ki susalım; isterler ki yazdıklarımızın hiçbiri, hele bu dönemde yazılmasın. Bunun içindir ki, bizleri susturmak için türlü yollara başvururlar. Bizleri susturmak için başvurdukları ve ellerine yüzlerine bulaştırdıkları sinsi girişimleri ile ilgili ipuçları ellerimizdedir! Bunu da bilir, bunların açığa çıkmaması için köşelerinde kıvranıp dururlar. Evet yazacağız, susmayacağız. Bütün yolsuzlukları, kaçakçılıkları, pislikleri, cinayetleri tek tek sergileyeceğiz.”

Mumcu’nun bükülmeyen, tükenmeyen kalemi karanlık güçleri öfkelendiriyor, çileden çıkarıyordu. O bir an olsun umutsuzluğa kapılmadı. En ön safta görevini üstlendi. Giderek toplumumuzun gözü kulağı beyni oldu.

Bir kişiye yapılan haksızlığı bütün topluma yapılmış sayan Uğur Mumcu, üzerine gittiği her konuda haklı çıktı. O, kitlelere mal olmuş bir yazardı. Ona göre çağımızın en büyük suçu, haksızlıklara, adaletsizliklere çıkmayarak susmaktı. Uğur Mumcu bu suçu işlemediği için öldürüldü. Ölümü ülkeyi ayağa kaldırdı. Çünkü, öldürülen ülkenin, halkın kendisiydi. Uğur Mumcu ile birlikte öldürülen yığınların düşüncesiydi, özlemleri ve umutlarıydı.

Uğur Mumcu cinayeti, hâlâ aydınlatılamamıştır. Neyse ki, ciltler dolusu kitapları vardır ve o kitapları okuyanlar en azından cinayetin arkasında kimlerin olduğunu görebilmektedir.
Uğur Mumcu’yu unutmayarak onun anısını yaşatmak amacıyla katılım sağladığınız için teşekkür ederim.Hepinizi saygıyla selamlıyorum.”

Törene katılanların ellerindeki karanfilleri, çelengin etrafına bırakmasıyla etkinlik sona erdi.

https://www.dostmedya.com/haber/1807224251.jpg